Celtikcikoop okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Retroda ne yapılmaz” hakkında en önemli detayları derledik.
Retroda Ne Yapılmaz?
Giriş: Retro kültürünün iç yüzü
Retro, genel anlamıyla geçmişin modasına, zevklerine ve fikirlerine olan ilgi ve yeniden keşif anlamına gelir. Herkesin “retro” deyince aklına farklı şeyler gelir. Kimi eski modayı, kimi eski müzikleri, kimi de geçmişteki sosyal dinamikleri referans alarak bugüne yeni bir ışık tutmaya çalışır. Ancak işin içine retro toplantıları, yani retrospektifler (ya da kısa tabirle retro), girdiğinde işler biraz daha farklı bir hal alır. Çünkü burada, geçmişin bugüne yansıyan ve yansıması gereken yanlarını keşfederken, herkesin bir şekilde dahil olduğu bir “öğrenme” süreci vardır. Ama retroya katılanlar, bir takım şeylere dikkat etmezlerse, bu süreç; sadece zaman kaybı, fikir karmaşası ve grupta yaşanan gerilimlere dönüşebilir.
Retro, yazılım geliştirme ya da iş yerindeki ekiplerin stratejik değerlendirmeler yaptığı bir ortamda yapılır. Burada belirli şeyleri yapmamak, hem verimliliği artırır hem de işin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar. Ama maalesef birçok retro, hataya gebe kalır. Şimdi “retroda ne yapılmaz?” sorusuna dair güçlü ve zayıf yönleri irdeleyelim.
—
1. Hangi Noktalarda Geri Dönüş Vermemek Gerekir?
Eleştiriye Dayanmak
En başta kabul etmemiz gereken bir şey var: Retro, kesinlikle eleştiriden kaçınılacak bir yer değildir. Bu nedenle, eleştirilerin kötü niyetle yapıldığı bir ortamdan kaçınılmalıdır. Ancak retroda eleştiriler yapıcı olmalıdır. Bu noktada sorulması gereken soru şu: “Eleştirinin tonu nasıl olmalı?” Kimse, herhangi birinin “Bu şunu yapmadı, o zaman başarısız!” diyerek salondan çıkıp gitmesini istemez. Bu tür eleştiriler, yalnızca insanlar arasında soğukluk ve güvensizlik yaratır. Sağlıklı bir retro, problemleri ortaya koyarken, çözüm odaklı yaklaşan bireyleri kutlamalıdır. Fakat bazen bu yapılmaz. Nedeni? Bazı insanlar eleştiriden anladığını düşünür, ama eleştiri tamamen yönlendirici ve çözüm odaklı olmalıdır.
Zamanı Verimli Kullanmamak
Her retro toplantısı belirli bir zaman diliminde yapılır. O yüzden her kişi zamanını çarçur etmemelidir. Ne yazık ki, çoğu retro, zaman yönetiminde felakete dönüşür. Konu bir şekilde dağılır, herkes kendi fikrini söylendikten sonra kendi köşesine çekilir. Hadi diyelim herkes bu şekilde bocalarken, biri “Yok abi, ben her şeyin en doğrusunu biliyorum, şunu şöyle yapalım” diye ortaya atılır. Ve bir bakarsınız, o kadar önemli şeyler konuşulacakken, toplantının son dakikalarında yine bir “yaklaşan son teslim tarihleri” ve “bugün değil de, yarın bakalım ne olur?” havası hakim olur.
—
2. Toplantıyı Hangi Durumlarda “Kötü Yolda” Başlatmamalıyız?
“Olduğu Gibi” Katılım
Bir retroda herkesin bir fikri olduğu doğrudur, ama bu herkesin her şeye dahil olmasını gerektirmez. Eğer ekip üyeleri, sadece “Oradaydım, katıldım ama hiçbir şey söylemedim” diyorlarsa, o zaman gerçekten bir şeyler yanlış gitmiş demektir. Buradaki temel sorun, bireylerin düşüncelerini tam olarak dile getiremiyor olmalarıdır. Herkesin katılımı sağlanmalı, ama bu katılım doğru ve verimli bir şekilde yapılmalıdır. Aksi takdirde, retroya katılım sadece birer fiziksel varlık haline gelir. Yani, kimse kimseye boş boş bakmamalı, aksine her katılım katkı sağlamalıdır.
Her Şeyi Tek Bir Perspektiften Görmek
Retro, çeşitliliği barındıran bir süreçtir. Farklı perspektiflerden bakılmalı, ancak çoğu zaman tek bir açıdan bakıldığında bu süreç sıkıcı ve verimsiz hale gelir. Bir kişi, “Bunu yaptık, bu da doğruydu,” diyorsa, işler gerçekten ilginçleşmeye başlamamış demektir. Buradaki mesele, katılımcıların her zaman aynı noktada takılıp kalmamalarıdır. Şunu unutmayın: Retro sadece geri gitmekle ilgili değil, geleceği şekillendirmeye de çalışmaktır.
—
3. Retroda Yapılması Gerekenler ve Kimse Yapmamalı!
Neyse Ki, İyi Bir Başlangıç Yapmak
Retroda herkesin söyleyecek bir şeyinin olması gerekiyor. Fakat bunu, insanları sürekli “katılmaya zorlamak” yerine, grup dinamiğini düzgün kurarak yapmak gerekir. Sadece bir kişinin konuştuğu, herkesin sessiz kaldığı toplantılar – gerçekten de, yeni birşey öğrenmenin ya da geçmişi değerlendirmenin hiçbir anlamı yoktur. Fakat retroda aynı fikirler dönüp duruyorsa, herkes rahatça bir şey söylemiyorsa, burada bir problem olduğunu kabul etmek gerekir.
Samimiyet Yıkıcı Olabilir!
Samimi olalım, tamam. Ama bazen herkesin “Çok samimi” olduğu, oradan “duygusal bir terapiden” çıkıp, tamamen işler dışında bir alana kayıldığı anlar olur. O zaman retro mu kalır, yoksa bir takım psiko-danışmanlık seansı mı? Kimse retroda sadece “duygusal yük” atmaya çalışmasın. Bu tarz davranışlar, hem gereksiz vakit kaybına yol açar hem de işin amacını unutturur.
—
4. Sonuç: Retroda Gerçekten Ne Yapılmaz?
Retroda herkesin zamanını verimli bir şekilde kullanması, eleştirilerini yapıcı bir şekilde sunması, farklı perspektifleri dinlemesi, ve en önemlisi her katılımın anlamlı olması gerekmektedir. Yoksa, retro sıradan, zaman kaybettiren ve anlamını yitiren bir etkinlik haline gelebilir. Yapılması gereken çok şey var ama bir o kadar da yapılmaması gereken şey var. En nihayetinde retro, takımın iyiliği için yapılıyor, bu yüzden herkesin katkısı değerli ama sürecin düzgün işlemiyor olması da hem ekip içinde hem de sonuçlarda büyük zararlar verebilir.
Sonuç olarak, retroyu sadece bir “toplantı” olarak görmek büyük bir hata. Burada zamanın doğru kullanılmadığı, herkesin fikirlerine saygı gösterilmediği ve şeffaflığın kaybolduğu anlarda retro gerçekten felakete dönebilir. Bu yüzden siz, retro toplantılarına katılmaya başlamadan önce, bir düşünün: Gerçekten ne yapılmaz? Ve sonra, bu kuralı ihlal eden biri varsa, hemen müdahale edin.
Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Retroda ne yapılmaz” hakkında aklınıza takılan her şeyi Celtikcikoop üzerinden sorabilirsiniz.