Keşide Edilen Çekin İbraz Süreleri Nelerdir?
Bir gün, Kayseri’nin sabah güneşi hala toprağa düşmeden önce, içimde bir belirsizlik vardı. Saatlerdir uykusuzduğum için gözlerim yarı kapalıydı ama o sabah, bir şeylerin farklı olduğunu hissettim. Sonra, mutfağın köşesindeki masaya yerleştirdiğim çek defterimi gördüm. Çek… O günlerde hayatımda pek de başımın belaya girmediği bir kağıt parçasıydı ama o sabah, biraz daha fazlaydı. Bir miktar korkutucu, biraz da belirsizdi.
Hikaye bir çekle ilgili olmalıydı. Ama basit bir çek hikayesi değildi, hem de hiç değildi. Çünkü keşide edilen çekin ibraz süreleri gibi, hayatın kendisi de aslında biraz belirsizdi.
Çekle İlk Tanışmam
Hayatımda ilk kez çek kullanmaya başladığımda, her şey çok heyecan vericiydi. O kadar önemli bir kağıt parçasıydı ki; bir yeri imzalayıp verdiğinizde, sanki dünyaya söz vermiş gibi hissediyordum. Hani, “Hadi bakalım, seninle bir yola çıkıyoruz” diyecek bir şeyler vardı. Ama gerçekten ne zaman ve nasıl? İşte o anlarda keşide edilen çekin ibraz süreleri ve o kadar ufak detaylar, hayatın gizemli soruları gibi karşımda duruyordu.
Bir defa, çok sevdiğim bir arkadaşım bana bir çek verdi. Bir iş yapmak üzere anlaşmıştık. Çek verilmişti, ama… O çekin geçerliliği ve ne zaman nakde çevrileceği konusunda hiçbir şey bilmiyordum. O an, öyle bir hissiyat vardı ki: Hani ne yapmalıyım? Hangi tarih? Nereye gitmeliyim? Çek, bir umuttu ama o kadar da belirsizdi.
Keşide Edilen Çekin İbraz Süreleri
İşte o zaman, keşide edilen çekin ibraz süreleri ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bu kadar basit bir kağıt parçasının, bir işin döngüsünü ne kadar etkileyebileceğini anlamış oldum. Çekle ilk tanıştığımda birinin bana, “Çekin ibraz süresi 10 gündür, dikkat et,” dediğini hatırlıyorum. 10 gün… Bir sayıydı sadece. Ama düşündükçe, bu sayı ne kadar da değerliymiş.
Çekin, keşide tarihinden itibaren 10 iş günü içinde ibraz edilmesi gerekiyordu. 10 gün içinde götürüp bankaya teslim etmezseniz, bir anlamı kalmazdı. Peki ya ben bu zamanı unutursam? Ya bankaya gittiğimde geç kalmış olursam? O 10 gün, bir ömür gibi geldi o an. Heyecan ve korku arasında sıkışmış bir zamanda, içimden bir ses “Bunu unutmamalısın” diyordu. Bu çek, o kadar çok şeyi ifade ediyordu ki. Benim için sadece bir ödeme değil, bir güven anlamına geliyordu.
Çek Ve Güven
Bir akşam, bankaya gidip çekimi ibraz etmeye karar verdim. O an, adeta zaman durdu. Banka kuyruğunda beklerken ellerim terliyordu. Kalbim, ne yapacağımı bilmeden atıyordu. Çek geçer mi? Yoksa ödenmez mi? İşte bu sorular, sabah o belirsizliği hissettiğim gibi, şimdi de beni hırpalıyordu.
Çekler hakkında öğrendiğim şey, bazen bizim hayatımızda da benzer süreçlerin olduğunu fark etmemdi. Yani birini aradığında, ne zaman geri dönmesi gerektiği, ne zaman sana güvenip, seni beklemesi gerektiği. Çek de bazen bir güven unsuru gibiydi. Kötü bir şey olsa da, yine de “iyi niyetle” çıkmış bir şeydi. Ama her şeyin bir süresi vardı. 10 iş günü… İki hafta… Her şeyin zamanı olduğu gibi, hayatın da.
Bir yanda çek, başka bir yanda ise aradığım o güven. O güveni ve zamanı doğru kullandığımda her şeyin yerli yerine oturacağını hissettim.
Hayal Kırıklığı: Geç Kalmıştım
Ertesi gün, banka kapalıydı. “Yine ne yaptım?” diye sordum kendime. Banka tatilindeydim. Geç kalmıştım. O 10 iş günü, ne kadar da kısa gelmişti! O an içimde gerçekten bir hayal kırıklığı vardı. O kadar önemli bir şeyin elimden kayıp gitmesi, bana çok şey öğretti. Bir daha asla zamanı unutmayacağım diye karar verdim. Her şeyin bir süresi vardı. Çeklerin, ödemelerin, güvenin… Hatta bir ilişkinin bile. Ama yine de zaman, çoğu zaman yeterince değerini bilmiyoruz. Keşide edilen çekin ibraz süresi, belki de bize hayatın geçiciliğini hatırlatan bir sembol.
O an bankanın kapısından çıkarken, aynı zamanda kendi kendime şunu söyledim: “Hayatın her alanında zaman ne kadar önemli, bunu unutma.” Çünkü bazı şeyler gerçekten zamanında yapılmalıydı. O 10 gün, belki de bir insanın hayatında çok kısa görünüyordu ama bir çek için, bir ödeme için, bir güven için… O kadar uzun oluyordu ki.
Sonuç
Keşide edilen çekin ibraz süreleri aslında sadece finansal bir işlem değil, hayatın küçük ama değerli bir hatırlatmasıydı. Hayatta geç kaldığınızda, bazen bir fırsat kaybolur. Bir ödeme için, bir ilişki için, bir karar için… Her şeyin bir zamanı vardı. Ben de o zamanları daha dikkatli yaşamak zorundaydım. O 10 gün, sadece bir rakam değil, hayatın içinde anlam kazanan bir süreci ifade ediyordu. Hani bazen, bazı şeyleri zamanında yapmamız gerekir, ya da bir şeyler kaybolur. İşte, o zaman ben de o kaybolan fırsatı çok iyi hissettim.
Çek ibraz süresi bitti, ama o süreç bana çok şey öğretti.