İçeriğe geç

El parmak uçları neden buruşur ?

El Parmak Uçları Neden Buruşur? Bir Anı ve Duygu Yüklü Hikaye

Bazen hayat, öyle bir an gelir ki, en basit şeyler bile bizi derinden etkiler. Bu yazıda, el parmak uçlarının neden buruştuğundan bahsedeceğim ama aslında bunun ötesinde bir şey anlatmak istiyorum. Çünkü parmak uçlarımın suya değdiği o an, bana her şeyin ne kadar geçici olduğunu hatırlattı. İstediğimiz kadar çabalarız, bazı şeyler zamanla kaybolur. Hiç unutmam, o günü. Hayatımda değişimlerin olduğu, belki de bir dönüm noktasına geldiğim o anı…

Bir Yağmur Günü ve Başlangıç

O gün, Kayseri’nin o keskin soğuklarını, kararmaya başlayan gökyüzünü hatırlıyorum. Havanın tam ortasında, şehrin neredeyse hiç kimse olmayan o dar sokağında yürüyordum. Yağmur, sabah saatlerinden itibaren yağmaya başlamıştı. Soğuktu, ama içinde tuhaf bir sıcaklık vardı. Sanki her şey bir şeyler anlatıyordu. Birkaç adım sonra, sokaktan geçerken bir ses duydum. Ama bu sıradan bir ses değildi. Su birikintisinin içinde yansıyan ışıkla birlikte, o parmak uçlarımda garip bir his uyandı. Evet, belki saçma gelebilir ama o an bana her şeyin ne kadar geçici olduğunu hatırlattı.

İlk kez, el parmak uçlarımın suyla temas ettiğini ve o anın verdiği acıyı hissettim. Parmak uçlarımın suya değmesi, basit ama derin bir duygu uyandırmıştı. Yağmur, ilk başta sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yağıyordu ama sonra, zamanla azalmaya başladı. O anda parmak uçlarımda oluşan buruşma, bana zamanın, suyun ve hayatın ne kadar hızlı aktığını hatırlattı. Hani, yıllarca beklediğiniz bir anın geldiğini düşündüğünüzde ama aslında sadece bir saniye süren bir şey olduğunu fark edersiniz ya. İşte o andı.

Hissettiğim Hayal Kırıklığı ve O Anın Anlamı

İçim burkuldu. Sanki hayal ettiğim bir şeyin çok hızlı bir şekilde geçtiğini fark ettim. Yağmurun sesi, bir süre sonra sakinleşmeye başladı, ama içimdeki his öyle değildi. Parmak uçlarımda oluşan buruşukluk, bir anın nasıl kaybolduğunu simgeliyordu. “İşte, bu kadar mıydı?” diye düşündüm. Yağmurda ıslanmak, o suyun parmaklarımda bıraktığı izler… Ne kadar kısa bir sürede geçmişti! O gün, hayatımda tam olarak bir şeylerin değişmeye başladığını hissediyordum. Ama bir şey fark ettim: O değişim bazen anlık oluyordu. Geçmişin ağır yükleri ve geleceğe dair umutlar, suyun üstünde hiç iz bırakmadan kayboluyor gibiydi. Bir parmak ucu buruştuğunda, zamanın kayıp gittiğini hissediyorsunuz.

Geleceğe Bakış: Su ve Parmaklarım

Su, her zaman beni kendine çekmiştir. Çocukken de, yazın koca havuzda boğulacak gibi oynardım, ama bir o kadar da mutlu olurdum. Şimdi ise, suyun bana başka bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum. Su, el parmak uçlarında biriktikçe, parmaklarımda bıraktığı izler, o anın birer hatırasına dönüşüyor. Her su damlası, bir anıyı, bir duyguyu içinde taşıyor. O parmak uçlarındaki buruşma, suyun ne kadar derin olduğunu, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bana hatırlatıyordu. Her buruşan parmak ucu, hayatta kaybettiğimiz ama kaybetmekten de korktuğumuz şeylerin simgesidir.

O an, hayatın, sanki hiç beklemediğimiz bir hızla devam ettiğini fark ettim. Yağmur dinmişti ama içimdeki duygular dinmemişti. El parmak uçlarımın suyla temas etmesi, aslında bana çok daha fazla şey öğretti. Duyguların, anların ne kadar kıymetli olduğunu ve o anın hiç beklemeden geçip gitmesini izlemek zorunda kaldığımı hissettim. Yağmurun dinmesi gibi, o anlar da geçiyor ve geriye sadece izler kalıyor.

Biraz Umut: Geçici Olanı Sevin

İçimde bir hayal kırıklığı vardı, ama aynı zamanda bir umut da vardı. Su birikintisinde parmak uçlarımın nasıl buruştuğuna bakarken, aslında her şeyin ne kadar geçici olduğunu fark ettim. Yağmurdan sonra, her şeyin silinmesi gibi, bu an da silinecekti. Ama belki de en değerli şey, bu anların geçici olduğu gerçeğini kabul etmekti. Geçici olan her şey, aslında daha kıymetli oluyordu. O an, hayatımda beni etkileyen bir şeyler olduğunu, bir değişimin yaklaştığını hissettim. Ve düşündüm: Geçici olanı sevmek belki de hayatın en büyük dersiydi. Parmak uçlarındaki buruşma, bunu anlamama yardımcı oldu.

Sonuçta Ne Öğrendim?

El parmak uçlarının neden buruştuğuna dair aklımdaki bu sorunun cevabı, belki de çok basitti: Her şeyin, zamanın, hayatın ve duyguların ne kadar geçici olduğuna dair bir hatırlatmadı. Ama bu buruşma, aynı zamanda bir umut taşıyor. Zamanla, suyun içinde kaybolan her şeyin, yeniden şekil alabileceğini düşündüm. Belki de geçici olanı sevmek, her şeyin yeniden doğacağı bir umut kaynağıdır. Yağmurun ardından parmak uçlarımın bıraktığı izler gibi, geçmişin izleri de geçici. Ama bu izler, geleceğe dair umut bırakır. Ve her zaman, umutla bakmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
pia bella casino giriş